Duyurular

Sosyal Sorumluluk: Puduhepa’nın Geri Dönüş Hikayesi

495 kişi okudu.

pudupeha

 

Sizlere bugün harika bir sosyal sorumluluk projesinden bahsetmek istiyorum. Hem mesajları hem de yardım ettiği yer çok güzel. Lütfen paylaşalım

Puduhepa üç bin yıl sonra iyilik için döndü…

Bu bebekler kız kardeşler için

Puduhepa’yım ben… Daima kırmızılar giyen bir Hitit Kraliçesi… Tarihteki ilk barış anlaşması olan Kadeş’e mührünü basan, sevgi ve barış sözcüklerini tabletlere ilk olarak kazıyan güçlü bir kadınım. Yok sizden bir farkım. Çünkü hepimiz güçlüyüz.
Bazen birinin söylemesine ihtiyaç duyuyoruz bazen daha geç görüyoruz. Öyle güçlüyüz ki sadece kendi hayatımızı değiştirmekle kalmıyor, kız kardeşlerimize de dokunuyoruz. Tıpkı benim yaptığım gibi sen de kendine inanmaktan vazgeçmediğin sürece hayatta her şeyi başarabilir, olmak istediğin her şey olabilirsin.

Puduhepa, aynı topraklarda doğduğu kız kardeşlerinin ve kızlarımızın geleceği için binlerce yıl sonra geri döndü. Hep beraber onu geri getirdik.

Amacımız kız çocuklarımızın; güçlü, kendine güvenen, başarılı, ne istediğini bilen, mutlu bireyler olarak büyümelerine, bunların yanı sıra kadın istihdamına katkıda bulunmak. Maddi ihtiyacı olan kız çocuklarına elimizi uzatmak…

Peki bunu nasıl yapacağız?
Birer Puduhepa bebek alarak… Kızımıza, sevdiklerimize, bir zamanlar bizim de birer küçük kız çocuğu olduğumuzu unutmayarak kendimize hediye ederek. Aldığımız her bebek ile yardım yapacağız ve bu yardım TOÇEV aracılığıyla kızlarımıza ulaştırılacak.

Yardım için Fongogo.com’daki bu linkten bağış yapabilirsiniz
https://fongogo.com/Project/puduhepa-ve-kiz-kardesleri#Story

Altı aydır 30’un üzerinde kadın bebekler için çalışıyor, her birini tek tek elleriyle hazırlıyor. Kimi bebekleri hazırlıyor, kimi düğmeleri takıyor, kimi Swarovski taşlarını yapıştırıyor, kimi saçlarını tek tek dikiyor. Kimi avukat, kimi iletişimci, tasarımcı. Puduhepa’nın kıyafetleri ise ünlü modacı Arzu Kaprol tarafından hazırlandı. Çocuklar için hazırlanan hikaye kitabını Tuba Şamlı Atilla yazdı ve resimledi. Barışa inanan küçük kraliçeyi hala içinde koruyan büyük prenseslerin kitabını ise Arbil Çelen Yuca yazdı ve çizdi. Bebeğin tasarımını Aysel Keskin yaptı ve onlarca kadın üretimde yer alıyor.

Tek bir tanesinin yapımı iki gün süren Puduhepa bebeği evinize tek başına gelmiyor. Muhteşem bir hikaye kitabı, harika çantası ve arkadaşlarınızla paylaşmanız için hazırlanan üç kartpostal ve hem size hem kızınıza bir mektup ile hayatınızın bir parçası oluyor.

Kim bir bebeğe her baktığında bir kız kardeşine yardım ettiğini görmek istemez? Sayımız giderek büyüyecek, Puduhepa çok kısa sürede tüm Türkiye’ye yayılacak.

Projenin annesi Renan Tan Tavukçuğlu diyor ki: “Büyük bir heyecanla hayata geçirdiğimiz Puduhepa ve Kız Kardeşleri projesinin amacı, ülkemizdeki kız çocuklarının kendilerine güvenen bireyler olarak büyümelerine destek olmak. Bunu yaparken Anadolu’dan çıkan kadınların başarı hikayeleriyle onlara yol göstermek ve güçlendirmek. Projenin geliri de yine kızlarımızın eğitimine destek olarak geri dönecek. Bez bebeklerimizi biçen, diken, dolduran, işleyen kadınlara, evlerinde istihdam sağlayan projemizin büyümesi, herkesin ekonomiye katkıda bulunmasına aracı olacaktır.”

Hadi şimdi hepimiz bunları tekrarlayalım.

• Hayatta istediğimi gerçekleştirme gücüne sahibim.
• Her şey mümkün. Fark yaratabilirim.
• Şu anki halim mükemmel!
• Gerçekten istersem, olur.
• Vazgeçmezsem, olur.
• Dış görünüş değil, iç dünyadır önemli olan.

Puduhepa bebeklerine şimdilik www.puduhepavekizkardesleri.comadresinden ulaşabilirsiniz. Şimdilik diyoruz çünkü kısa süre sonra birçok yerde olacağız.

Hayatımıza yeniden hoş geldin Puduhepa.

Çünkü bizim hikayelerimiz var…

#hikayelerimizvar
#puduhepabenim

Puduhepa’nın geri dönüş hikayesi
Projenin mimarı, Renan Tan Tavukçuoğlu. Güçlü bir kadın, güçlü bir anne, güçlü bir kız çocuğu. Kendisi kadar şanslı olmayanlara borcu olduğunu düşünen bir kadın. Bugüne kadar pazarlama, reklam dünyasında çalıştı, çalışıyor. Çok -mış gibi proje gördü, insan tanıdı ve bir gün gerçek anlam ve fayda oluşturacak bir şeyler yapmalı diye düşündü. Bir yurt dışı seyahatinde gördüğü kendin yap oyuncak bebek seti, sonra Türkiye’ye döndüğünde eline geçen yabancı kadınların ilham veren hikayelerinin toplandığı kitap, projenin ilk tohumları oldu. Oyunlar çocukların hayallerinin tohumlarını eker ve mevcut oyuncak bebekler kız çocuklarımız maalesef gerçek dünyaya değil, hayal dünyasına hazırlıyor diye düşünürken araştırdı, konuştu, sordu soruşturdu. Ve bir gün ‘İki Kadın Anadolu’da’ programını yapan arkadaşları Banu Tozluyurt ve Armağan Portakal, Adana’da mührü çıkartılan Puduhepa’dan bahsederken, bebeğinin adını bulmuş oldu. İstedi ki bu topraklardan çıkmış kadınların hikayeleri yeni yetişen kız çocuklarına güç versin, iham olsun.
Diyor ki: “Bu topraklardan çıkacak yeni başarı hikayelerinin yazılmasına ufak bir katkımız olabilirse ne mutlu bize…”