Duyurular

Söyleşi: Oğlu Nuh’a Otizm teşhisi Konulan Mine Nişlioğlu Otizmli Çocuklar için Nuh’un Gemisi Çocuk Terapi ve Aile Danışmanlığı Merkezi’ni Kurmuş

3.939 kişi okudu.

JK1A8383

Nuh’un Gemisi Çocuk Terapi ve Aile Danışmanlığı Merkezi’nin hikayesini duyunca Fenerbahçe’deki bu harika merkezi hemen görmek istedim. Merkezin kurucusu Mine Nişlioğlu ve birbirinden donanımlı ekibiyle sımsıcak bir sohbetten sonra merkezi gezdim ve çok beğendim. Mine hanımın yakışıklı oğlu Nuh ile tanışma fırsatım da oldu; gerçekten çok sevgi dolu ve tatlı bir çocuk.  Mine hanım oğlunun otizm teşhisi almasıyla önce biraz bocalamış ama daha sonra tüm güçlü kadınlar gibi bunun üstesinden gelmeyi başarmış. Hayatın ona verdikleriyle ortaya çok faydalı bir merkez çıkarmış. Şimdi bu anne-oğulun ve merkezin ilginç hikayesini dinleyelim.

nuhungemisi3

Nuh’un Gemisi’ni Çocuk Terapi ve Aile Danışmanlığı Merkezi’ni açmaya nasıl karar verdiniz?

Ben üniversite eğitimimi psikoloji üzerine tamamladım, ancak sonrasında hem ileri eğitim hem de çalışma alanım hep finans üzerinde oldu. 25 yıllık bankacılık ve finans geçmişim var ve hep böyle devam edecektim. Nuh, 2006 yılında doğdu ve kendisine 2008 yılında otizm teşhisi kondu. O günden sonra yoğun bir eğitim maratonuna başladık. Tüm bu süreçte farklı uzmanların farklı merkezlerde olması nedeniyle koordineli çalışılamadığını, değişik disiplinlerin birbirini tamamlayamadığını, bütüncül bir protokole sadık kalınamadığını ve programlı olunamadığını gördüm. Üstelik ödediğimiz ücretler de inanılmaz seviyelerdeydi. Sabahtan akşama kadar çalışıyor, çocuğumu da yeterince göremiyordum, tüm kazandığım para da eğitime gidiyor ve oğlum trafikte oradan oraya sürükleniyordu. Bu aşamada gerek yurt içi, gerekse yurt dışında edindiğimiz bilgiler/deneyimler ışığında; bize son derece yardımcı olan hekimler, çocukları gelişimsel sıkıntı yaşayan görüştüğümüz bütün aileler, beraber çalıştığımız uzmanların tüm bilgi ve deneyimlerini bir araya getirerek bütüncül bir eğitim merkezi kurmaya karar verdik.

 

Nuh’un Gemisi’nin farklılıkları nelerdir?

Aslında en büyük fark “ben ve ekibim”. Bu şu demek: Evladımı 7 senedir bugünkü durumuna getirebilmek için verdiğim çaba neticesinde öğrendiklerim ve edindiğim bilgilerden yola çıkarak son derece özverili, kendinden bir şeyler katmak isteyen, eğitimli ve deneyimli bir ekiple bu merkezi açtım; yani yaşayarak deneyimledim, ben gördüm, ben oradaydım… Neler yapılması gerektiğini, bunları yaparken nelere dikkat edilmesi gerektiğini, nereye ne kadar para verildiğini, neden ve ne kadar beklenti içinde olunması gerektiğini, mutlaka bir protokole/ programa bağlı kalınmasının ne demek olduğunu ben biliyorum. Bütün bunlardan yola çıkarak biz, gerekmiyorsa hiçbir aileyi terapi görmeye ikna etmeyeceğimize, hiçbir ilerleme yokken “Gayet iyi gidiyoruz” diyerek hiç kimsenin hayalleriyle oynamayacağımıza, gerekmediği sürece gerekiyormuş gibi gösterip “çocuğu daha fazla görmemiz lazım” demeyeceğimize, her şeyi planlı ve program dahilinde ailelerle paylaşacağımıza, insanlara değil kurulmuş düzene, sisteme bağlı kalarak gerekli ilerlemeyi kaydedeceğimize, her şeyi raporlayacağımıza yemin etmiş bir ekibiz.

Diğer en önemli farklarımızdan biri de; özel eğitim, duyu bütünleme, dil ve konuşma terapisinin yanı sıra aile ve psikolojik danışma alanlarını tek bir çatı altında sunuyor olmamız. “Özel” çocuklarımızın yanı sıra “Ne kadar erken, o kadar iyi” sloganıyla normal gelişim gösteren bebeklerimizin gelişimini de destekliyoruz.

Bir başka farkımız da, bize gelen hiçbir aileyi mali sebeplerden dolayı geri göndermemeye çalışan bir ekip olmamız. Aynı zamanda 5 çocukta 1 çocuğa da burs verme kararı aldık ve yolun çok başında olmamıza rağmen bunu uygulamaktayız.

Ne kadar ciddi olduğumuzu göstermek adına Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ndan onay almış bir kurumuz. Bunu da bir farklılık olarak görüyor, ciddiyetimizin bir göstergesi olarak sunuyoruz.

Bir farkımızın da şu olduğunu düşünüyorum: Merkezimizde öncelikle hem çocuk hem de aileyi değerlendirme toplantısına alıyoruz. Aile ile yaşanılanları, gelinen noktayı, alınan tanıyı uzun uzadıya konuşuyoruz. Aynı zamanda çocuğu da ayrı bir uzman ekip değerlendiriyor. Tüm bu süreçte aileden ücret talep etmiyoruz. Daha sonra bireysel eğitim programı oluşturuyoruz…

JK1A8566

Merkezin adını neden Nuh’un Gemisi koydunuz?

Benim canım oğlumun adı Nuh. Sadece yüzünü görüp koyduğumuz bir isim bu. Bir merkez açma fikri oluştuğunda aklıma hep bugüne kadar yaşadıklarımız, sıkıntılarımız, üzüntülerimiz geldi ama hiç bir zaman ümidimizi de yitirmemiştik. Oğlumun bana bakarak söylemese de “Anneciğim seni çok seviyorum” diye bağırdığı bir dünya oluşturabilmek adına ve bütün çocuklarımızı kucaklamak amacıyla merkezin ismini Nuh’un Gemisi koymaya karar verdik.

 

Çocuğunuza otizm teşhisi konulmasından bugüne kadar neler yaşadınız?

Nuh’un devam ettiği oyun grubundaki psikolog hanım birtakım sıkıntılar olduğunu, yapılan testten iyi sonuç alınmadığını ve doktora gitmemizi önerdi. Gittiğimiz doktor oğluma otizm tanısı koydu. Üstüne üstlük “Çok geç kalmışsınız” dendi ki, o sırada henüz 20 aylıktı.  Çok korktum ve kendimi çok çaresiz hissettim. Hatta çoğu zaman “Yok canım değildir, anlamadılar, sadece bazı şeyleri biraz daha geç yapıyor” dedim.  “Bizim komşunun oğlu da böyleydi, şimdi süper bir çocuk oldu, para tuzağı bunlar, aslan oğlum benim, senin hiçbir şeyin yok aslında” şeklinde de hep kendimi avuttum veya avuturmuş gibi göründüm. Aslında içim içimi yiyiyordu. Hislerimi sessizce içimde yaşadım ve dış dünyaya karşı hep güçlü görünmeye çalıştım. Otizm dendiğinde insanlar bir garip bakıyorlardı, geçmiş olsun diyorlardı… Bense çok ama çok korkuyordum. Sonrasında, Türkiye ve yurt dışında bir sürü doktor ve eğitim merkezine gittik. Eğitimle bir sürü sıkıntı ortadan kalkabiliyor gibiydi. Yavaş yavaş tünelin sonunda bir ışık belirmeye başladı. O kadar da korkunç değildi durum. Bir sürü aileyle tanıştım; eğitim dertlerine derman olmuştu. Müthiş ilerleme kaydetmiş aileler, çocuklar vardı. Biz de bunlardan biri olabilirdik. Bu arada dünya güzeli oğlumun gözündeki ışığı gördüm. Evet belki bazı şeyleri bizler gibi ifade edemiyordu ama öyle bakıyordu ki, “Ben buradayım, sizi duyuyorum” diyordu. Demek ki onun bizimle iletişim kurabileceği yolları keşfedersek, farklı ama dimdik ayakta duran bir çocuğum olabilecekti.  Sonrasında bu yola baş koyduk. Çok ilerledik ve ilerlemeye devam edeceğiz.

nuhungemisi1

Nuh şu anda nasıl bir durumda?

Artık her şeyi anlıyor ve yapıyor. Özbakım becerileri ile ilgili hiç bir sıkıntımız yok. Normal bir okula gidiyor. Okuyor ve matematiği iyi. Uygulanan müfredatı onun anlayabileceği bir hale getirdik. Daha görsel, daha basit anlatımlarla öğretmenleri dahi ilerlemesini kaydedebiliyor ve notlarını ona göre verebiliyor. Henüz yazmakta zorlanıyor, ama muhteşem gölge öğretmenimiz ve özel eğitim öğretmeniyle beraber bu sorunun da üstesinden gelecek. En kötü ihtimallede bilgisayarda yazacak. Duyu bütünleme uzmanı sayesinde artık hareketlerini planlayabiliyor. Yapmak istediklerini sıraya koyabiliyor. İletişime hala geçemiyor, ama o kadar sevimli ve o kadar cana yakın ki, bütün arkadaşları onu çok seviyor, hepsi onunla birşeyler yapmak için birbiriyle yarışıyor. En büyük sıkıntı duyduğumuz alan konuşma. Elbette konuşuyor ama sorduklarıma cevap veriyor, kendisi iletişime geçmiyor. Ama oraya da geleceğiz yakında.

Otizmli çocuğu olan bir anne ne hisseder?

Otizmli çocuğu olan anne kendini eksik hisseder. Onun çocuğu hayata 5-0 mağlup başlamıştır (bu da iyi ihtimal). Bütün anneler çocuklarının neler yaptığından bahsederken, o sadece gülümser. Aslında onun çocuğu neler yapıyordur neler. Başka çocuklar için bir arpa boyu olan ilerlemeler, devrimlerin gerçekleşmesi kadar büyük adımlardır bizim çocuklarımız için. En büyük korkumuz ise öldükten sonra çocuğumuza ne olacağı korkusudur…  Ben bir gün bunun ne kadar yanlış olduğunu anladım. Doğru olan “Çocuğuma kendine bakmayı öğretirim, ben öldükten sonra da o kendine bakar” bakış açısı olmalı.

Çocuğunuz için nasıl bir gelecek hayal ediyorsunuz?

Oğlum doğduğunda ve benim kucağıma verdiklerinde ilk aklımda geçen şey “Allah inşallah damatlığını görmeyi nasip eder” olmuştu. Halen en büyük hayalim oğlumun bana çok güzel ve bir o kadar da iyi kalpli bir gelin getirmesi, birlikte çok mutlu olmaları, dünya tatlısı torunlarımın olması şeklinde. Bu tabii işin şakası!.. Bir mesleği olmasını, kendi ayaklarının üstünde durmasını, kendi geçimini ve hayatını idame ettirebilmesini istiyorum ve bunun için çalışıyorum. Her çocuk gibi benim çocuğum da büyüyecek ve koca adam olup kendi hayatını idame ettirebilecek.

 “Özel” çocuğu olan ailelere önerileriniz nelerdir?

Üzülmeyip şükretsinler, daima şefkat ve sevgi dolu olsunlar, ASLA vazgeçmesinler. Mutlaka bir uzmandan yardım alsınlar. Ama eğitimin sürekli olduğunu unutmayıp kendileri de evde eğitimi sürdünsünler. Durmadan ve usanmadan… Çocuklarıyla sosyalleşsinler, farklı bakışlardan çekinmesinler. Korkmasınlar. Her çocuğun mutlaka öğreneceğini akıllarından çıkarmasınlar.

 

Merkez hakkında: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ndan onaylı Nuh’un Gemisi Çocuk Terapi ve Aile Danışmanlığı, 9-36 ay aralığındaki  bebek ve çocukların gelişimini desteklemek ve 12 yaşa kadar olan özel gereksinimli çocuklara kaliteli ve bütüncül bir eğitim ortamı sağlamak amacıyla hizmet veriyor.  Mine Nişlioglu’nun otizm spektrum bozukluğu teşhisi konulan ve şu anda 9 yaşında olan oğlu Nuh’u yetiştirirken karşılaştığı zorluklar ve edindiği deneyimlerden yola çıkarak her biri kendi alanında uzman danışman, terapist ve klinik psikologlardan oluşan bir kadronun desteğiyle kurduğu merkezde, en son bilimsel metodlar kullanılıyor. Merkezin en önemli özeliklerinden biri; özel eğitim, duyu bütünleme, dil ve konuşma terapisinin yanı sıra aile ve psikolojik danışma alanlarını tek bir çatı altında sunuyor olması.

Mine Hanım otizmli çocuğu olan Hassas Annelere hizmetlerinde Hassas Anne indirimi yapma sözü verdi. Otizmli bir çocuğun terapi masraflarının ne kadar çok olduğunu bildiğim için buna çok sevindim. Lütfen gittiğinizde Hassas Anne/Baba olduğunuzu belirtin.

Nuh’un Gemisi Çocuk Terapi ve Aile Danışmanlığı

nuhunmerkezi.com/

Ahmet Mithat Efendi Cd Karasu Apt No:16/3,

Fenerbahçe Mahallesi 34726 Kadıköy/İstanbul

+90 216 345 09 30   +90 541 418 18 61

info@nuhunmerkezi.com

facebook.com/nuhungemisicocukterapi