Duyurular

Konuk Uzman: 3B Çocuk Akademisi – 2-6 Yaş Çocuğu ile Etkili İletişim

6.614 kişi okudu.

3B ÇOCUK AKADEMİSİ ÇOCUK& AİLE SAĞLIĞI, EĞİTİMİ VE DANIŞMANLIĞI

                                     2-6 YAŞ ÇOCUĞU İLE ETKİLİ İLETİŞİM

Çocuk Davranış Dilini Kullanır. Siz de Aynı Dili Kullanın.

Çocuklarımızın gelişme evrelerini bilirsek neden ve nasıl davrandıklarını anlayabiliriz. Mantık gelişene kadar, neredeyse ergenlik çağının sonuna kadar, çocuk ile konuşmalar çocuk tarafından, konuşanın tam demek istediği gibi anlaşılmaz.

Çocuk ile ne kadar çok konuşursak onunla o kadar iyi iletişim kurduğumuzu sanırız. Hâlbuki 2-6 yaş çocuğu ile etkili iletişim onun duygularını fark etmekle ve onu gözlemlemekle başlar.

 

Kimi zaman çocuk istediklerini yaptırabilmek için öfke nöbetleri, anneyi babayı sinirlendirene kadar uğraşma, sık sık tartışma ve küsme davranışı gösterebilir. Bu gibi durumlarda dahi çocuğunuzla iletişimde şu gerçeği unutmayın: çocuklar yetişkinler kadar kendilerini iyi anlatamadıkları için hislerini farklı şekillerle belli ederler. 5 yaşındaki bir çocuğun “Kendimi iyi hissetmiyorum.”, biçiminde sözler kullanması beklenmemelidir.

Aile içinde oluşturulmuş koşulsuz sevgi, güven ve açık iletişim sayesinde her zaman, her durum yeniden yapılandırılabilir. Bunun için, çocuğunuzla ilgili olumlu her şeyi daha fazla fark etmeye gayret edin. “Yemeğini yemişsin ama dişlerini fırçalamamışsın!”, demek çocuğunuzun bir daha dişlerini fırçalamak istememesine sebep olabilir. Bunun yerine, “Yemeğini yemişsin. Böylelikle sağlığına dikkat etmiş ve güçlenmiş oldun. Dişlerini de fırçalarsan dişlerinin çürümesine de engel olabilirsin”, denmelidir.

Çocuğunuzla iletişime geçmek istediğinizde onun boy seviyesine inip, göz teması kurarak ve yumuşak ses tonu kullanarak bunu başarabilirsiniz. Oyun ve eğlence çoğu zaman sorunları kendiliğinden çözer unutmayınız. En önemlisi her şeyin en iyisi olması baskısını kendinize de çocuğunuza da yapmayınız ve yeteri kadar iyi olan durumlarla yetininiz.

 

İletişimin de, çocuğu anlamanın da püf noktası, bir davranışın hangi hallerde ortaya çıktığını anlamaktır. Bunu anlayabilmenin yolu ise sağlıklı, yorumsuz ve eleştiriden uzak olan objektif gözlemdir.

 
Image and video hosting by TinyPic
Aile içinde sağlıklı bir iletişim bize ne sağlar?

 

İletişim, kendimizi tanıma, tanıtma, karşımızdakini anlama, kabul etme ve davranış değiştirme gibi psikolojik gereksinimlerin sürecidir.

Ebeveyn ve çocuk arasındaki sağlıklı iletişim süreci dört adımda gerçekleşen bir süreçtir. Bunlardan ilki çocuğun davranışlarını objektif gözlem yapmak, ikincisi çocuk davranışının üzerimizdeki yarattığı hissiyatı yansıtmak, üçüncüsü ruhen beklentimizi ve ihtiyaçlarımızı belirlemek,  sonuncusu ihtiyacımıza yönelik somut istek ve ricada bulunmaktır.

 

Çocukla olan iletişimimizde ebeveyn olarak bizim iyi hissetmemize engel olan ne ise gözlemleyip somut olarak davranışı ifade eden bir cümle yapısı kurmalıyız. Amaç çocuğa atıfta bulunmadan ona koşulsuz sevgi göstererek, davranışını somut ve yorumsuz olarak ifade etmektir. Böylelikle çocuk yaptığı davranışı henüz adlandıramayacağından ebeveynin davranışını yansıtması sayesinde kendisi üzerinde bir farkındalık yaşar.

 

Çocuk davranışının biz yetişkinler üzerinde hangi duygular uyandırdığının farkına varmalıyız. Duygu ifadesi yetişkin ile çocuk arasındaki otorite ilişkisini samimi bir boyuta indirger.

 

Davranış gözleminde bulunduktan ve çocuk davranışının üzerimizde yarattığı duyguyu ifade ettikten sonra, sağlıklı bir iletişimdeki üçüncü aşama, yetişkinin çocuktan davranışsal olarak ihtiyacını net bir şekilde ifade etmesidir. Yetişkinin ihtiyacını belirlemesi, çocuğun samimi bir şekilde ebeveynin kendisinden davranışsal beklentisini anlamasını sağlar.

Çocuktan somut olarak bir istekte bulunmak aile içi sağlıklı iletişimin son aşamasıdır. Çocuktan olan davranışsal beklentimizi çocuk kişiliğine atıfta bulunmadan ifade etmek, huzurlu bir aile ilişkisinin anahtarıdır.

 

 

 

 
Image and video hosting by TinyPicAile İçinde İletişimi Kolaylaştıran Etkenler ve Yapılmaması Gerekenler

 

Çocuk sessiz ve sözü kesilmeden dinlendiği zaman kendini kabul edilmiş hisseder. Aile içinde emir vermek, yönlendirmek, tehdit etmek, üstünlük taslamak, öğüt vermek, yargılamak, suçlamak, isim takmak iletişimi engeller. Çocuğa isim takarak alay etmek onun benlik saygısını zedeler. Örneğin erkek çocuğuna “Ne kız gibi ağlıyorsun!” demek, çocukta ciddi bir özgüven problemi yaratacaktır. Bunun yanı sıra, çocuğu yok saymak, çocuğun yaptıklarını değil yapmadıklarını öne çıkarmak, onun karşısında hep haklı olduğuna inanmak çocuk psikolojisini olumsuz olarak etkileyen iletişim engelleridir.

 
AİLE OLMAK BİRBİRİNİ ANLAMAYA ÇALIŞMAK DEMEKTİR.
 

Aile içinde etkin dinleme, çocukların saygı duyulduklarını, anlaşıldıklarını ve kabul edildiklerini hissetmelerini sağlar. Özellikle, “Anlattıkların çok ilgimi çekiyor. Lütfen devam eder misin?” gibi içten söylemler 2-6 yaş çocuğu ile iletişim kapılarını açabilir. Çocuk ile iletişim içtenlik,  sevgi ve duygu odaklı olmalıdır.

          Örneğin çocuğunuz beklediğinden daha kötü bir resim yaptıysa ve yaptığı resmi yırttıysa, “Sen üzülünce ben de üzüldüm. Sen daha memnun olduğun bir resim yapmayı hak ediyorsun.”, demeniz onun özgüvenini arttırır.Çocuklarla ilişkilerde özellikle “ben” dilinin kullanılmamasına dikkat edilmelidir. “Paltonu giy!”, “Yemek ye!”, demek yerine, “Üşüyüp hasta olman beni üzer. Paltonu giyersen sevinirim.” şeklinde bir söylemde bulunmak çok daha yapıcı olacaktır.

Çocukların sorunlarının, duygularının ve gereksinimlerinin önemli olduğunu vurgulamayı unutmayınız. Çocuklarla çatışmayı azaltmak için mümkün oldukça onlarla eşit konumda iletişim kurunuz. Çocuk ile eşit konumda gözükmek, onunla yaşanılan çatışmayı azaltır unutmayınız.

Aile içinde eşlerin birbirlerine veya ebeveynlerin çocuklara üstünlük taslaması, iletişim kapılarını kapatır. Özellikle sıkça yinelenen öğütler ve getirilen çözüm önerileri çocuk ve ebeveyn arasındaki üstünlük farkını kuvvetlendirir ve çocuğu anne-babasına bağımlı yapar.

Yargılamak ve suçlamak en sık rastlanan ve en yıkıcı iletişim tarzıdır. Aile içinde yargılanan ve suçlanan taraf olan çocuk gerçek duygularını saklar. Özellikle yargılanan çocuk, yardıma ihtiyacı olsa da yardım istemez.

Çocuğunuzun duygularını yok sayarsanız korkuları devam eder, benlik algısı darbe alır, değersiz hisseder ve özgüveni azalır. “İlgi çekmek için hep böyle yapıyorsun!” demek yerine, davranışın nedenine inilmelidir. “Ben sana söylemiştim! Bak gördün mü? Söylediğim başına geldi!” , demeniz iletişimi engeller. Çocuğunuz bir daha size bir şey danışmamayı tercih eder.

Unutulmamalıdır ki, aile içindeki etkili iletişimin temeli çocuğu anlayabilmek ve çocuk tarafından anlaşılabilmektir.

Hüma Çobanoğlu (Uzman Eğitimci, 3B Çocuk Akademisi Kurucusu) & Oya Şakiroğlu (Eğitim Psikoloğu, 3B Çocuk Akademisi Müdürü)

Cevapla