Duyurular

Konuk Yazar: Engelsiz Anne Bizim Hikayemiz

6.302 kişi okudu.

engelsizanne

 

Sevgili Engelsiz Anne Gülden 1 ay kadar önce bana hikayesini anlattığında ona Facebook Sayfası açmasını ve sesini duyurmasını tavsiye ettim. O da beni dinledi ve Engelsiz Anne adında bir Facebook Sayfası açtı. Yolu açık olsun sesi gür duyulsun. İşte hikayesi:

 

Merhabalar:

Öncelikle sizlere ben, eşim ve dünyalar güzeli kızımızdan oluşan çekirdek ailemden bahsetmek istiyorum.

Benim, doğuştan eşimin de sonradan görme yetimiz yok.

Görme duyusunu kaybetmenin bir problem olmadığnı, yapılması gerekenlerin en iyisinin yapılabildiğini, aslına bakarsanız dikkat anlamında daha iyi olunabileceğini ileriki zamanlarda sizlerle paylaşacağım.

Biz Tekirdağ ilinin Çorlu ilçesinde yaşıyoruz.

Eşim devlet dairesinde memur bense bir özel şirkette çalışıyorum.

3 Temmuz 2010 tarihinde eşimle evlendik.

Açıkçası çocuk sahibi olmayı çok istiyorduk, ama bunun için biraz zaman geçmeliydi. Hem evliliğimiz oturmalıydı ve tabii bir de bebeğimiz için maddi olarak bir birikim yapmak gerekiyordu.

Çünki bizler her şeyin en iyisini yapacaktık. Çocuğumuza engelli olmanın bir problem olmadığını ve onunda ailesinin herkes gibi normal bir aile olabileceğini göstermek istiyorduk.

Yani anlayacağınız hiçbir eksiklik olmamalıydı.

Duygusal olarak da hazır olmam gerekiyordu.

Aradan 1  yıl geçti.ve biz eşimle karar verdik. Artık 1 çocuk sahibi olmamızın zamanıydı bize göre.

Ama aklımızı karıştıran  sorular vardı. Acaba biz bebeğimize haksızlık mı ediyorduk. Büyüdüğünde bizden memnun kalır mıydı? Bize keşke siz annem-babam olmasaydınız mı derdi. Biz ne kadar iyi bakarsak bakalım çevre faktörü önplanda oluyor maalesef. Toplum bazen çocukların psikolojisini olumsuz anlamda etkileyebiliyor.

En sonunda bizde “biz elimizden gelenin en iyisini yapalım gerisi Allah’ın taktiri” dedik.

Allah bize bir bebek sahibi olmayı nasip etti.

08.03.2012

Evet hamile olduğumu öğrenmiştim.

Tam olarak bazı problemlerden dolayı sevinemedik.

Düşük tehlikesi vardı ve biz çok ama çok korkuyorduk.

Kuzum bana tutunsun diye o kadar çok dua ediyordum ki. sanki ilk haftalar onu hissediyordum.

Allah’ım ne güzel bir duygu idi bu.

  1. haftadan sonra doktorumuz bize sorun olmadığını ve Alah’ın izni ile bu hamileliğin devam edeceğini söyledi.

<İşte o an eşimle benin bayram günümüzdü. Hele kalp atışlarını duyduğumuz an varya ah keşke duygularımı ifade edebilsem. Gözlerimden akan yaşa hakim olamıyordum. Kalp atışları ne güzeldi Allah’ım.

Her gün biraz daha büyüyordu kuzum ve ben biraz daha heyecanlanıyordum.

Zaman cinsiyet öğrenme zamanıydı.

Etrafımızdakiler hep kızımız olsun isterdi. Eğer kızımız olursa bize yardım ederdi. Bizim ev işlerini kızımız yapardı. Bize bakardı. Aman Allah’ım ne kadar kötü bir duygu idi bu.

“Hayır Hayır biz dünyaya bize yardım etsin bize baksın diye bir bebek getiremeyiz” diyordum.Biz dünyaya bir birey getirecektik.

Bizim kızımız diğer görme yetisini kaybetmemiş ailelerin çocukları gibi olacak.

Onlardan hiçbir farkı olmayacak.Biz de aile olarak engelli oluşumuzu ona hissettirmeyecektik.

İnsanlara bunu hep anlatmaya çalıştık hala da anlatmaya çalışıyoruz.

Evet bizim bebeğimizin cinsiyeti kızdı. Eşimle beraber biz hep kız isterdik. Tabii Allah sağlık versin erkek de olabilirdi.

Zaman hızla geçiyor ve prensesim artık iyice büyüyordu. Akşamları onunla konuştuğumuzda bize tepki veriyordu. Bu ne güzel bir duygu idi.

Sıra isim konusuna gelmişti. Bizim prensesimizin ismi ne olacaktı. Eşimle çok yoğun tartışmaların ardından isme karar verdik. Verdik de doğuma 2 gün kalmıştı.

Hala da aklımızda 2 isim vardı ama sonunda Nil olsun dedik ve bu minik prensesin adı Nil oldu..

Doktorumuzla kararlaştırdık.

5 Kasımda prensesimiz dünyaya gelecekti.

Bizim  kızımız daha fazla hasretimize dayanamayacak durumdaydıki 1 kasım günü tam sabah 8.15’te dünyaya merhaba dedi.

Allah’ım ne güzel bir gündü o gün. Hiç böyle heyecanlandığımı hatırlamıyorum.

 

Gece yarısı sancılarım başladı tabi. Doktorumuzu aradık. “gelin bakalım” dedi. Gittik ve “doğum başlamış, almamız lazım” dedi.

O an  anlatılmaz sadece yaşanır derler ya öyle bir şey.

Herkes bir telaş içeresinde.

Daha öncesinden epidüral doğuma karar verdiğimiz için o konuları bir kenara bırakmış olduk.

Hemen ameliyathane hazırlandı ve ardından da ben hazırlandım.

Sancılarım iyice sıklaşmıştı. Doktorlar belimden iyneyi yaptılar ve o tarifsiz an başlamıştı.

 

Aneztezi uzmanı sürekli  “Gülden iyi misin” diye soruyor ben de her defasında “evet” diye yanıtlıyorum ama okadar iyiyim ki gerçekten anlatamam.

O da ne işte bebeğimin ağlama sesi .

Meleğim, kuzum, her şeyim onu hangi kelimelerle anlatayım o artık yanağımda.

Doktorumuz “bu kız çok ağlıyor yandın sen” dedi. Zaten ultrasondada son 4  ay kendini hiç göstermemişti doktor amcasının çok uraşmasına rağmen.

O zaman da derdi doktorumuz çok yaramaz olacak bu kız diye.

Nil doğduktan sonra da ne bir ağrı hissettim ne de bir sancı. O nasıl bir duyguydu Allah’ım.

Düşünün akşam kalkıp ablamla birlikte Nil’e baktım. Nil ilk gece çok fena kustuğu için bizi biraz korkutmuştu açıkçası.

Anne karnında su yutmuş ve kusması normalmiş. Ama sen bunu bir de bana anlat. Ee ilk bebek ne de olsa.

İnsan biraz cahil oluyor sanıyorum.

Sonrasında evimize geldikve budefada Nil’le meme savaşımız başlamıştı.

Nazara inanır mısınız bilmiyorum.

Ama ben ilk defa bu kadarına yakından şahit oldum. Hastanede  Ni’i benim yanıma getirdiklerinde emmeye koydular ve hemen emmeye başladı hem de nasıl emiyo. orda olan ebe “aaa bu nasıl bir bebek  emmeyi öğrenmiş de doğmuş ben böyle emen bir bebek görmedim” dedi.

İnanın bana Nil ondan sonra memeyi kesinlikle almadı.

Yapmadığım denemediğim yol kalmadı. 2 ayımız kabus gibi geçti..

Zaten o emmediği için pek sütüm de yoktu.

Ya da ben üzüldüğüm için gelmedi.

Sürekl sağmama rağmen neredeyse damlaları sayıyor durumdaydık.

En fazla 20 cc çıkan sütü Nil’e biberonla veriyodum.

2 ay sonra bize buradaki doktorumuz nilin kalbinde üfürüm olabilir demesiyle o kadar çıkan sütüm de gitti maalesef .

Neyse ki istanbul’da gittiğimiz çocuk kardiyolog profösör  Levent Hocam  bizi rahatlattı. Nil’in hiç bir sorununun olmadığını söyledi.

Şimdi kızımız 2 yaşında. Allah’a çok şükür hiçbir sorunumuz yok.

Ona gündüzleri ananemiz bakıyor, ben çalıştığım için ama geceleri hep birlikteyiz.

Yani öyle söylenenler gibi olmadı hiç birşey. Olmayacak da.

Kızımın her şeyiyle kendim ilgileniyorum.Her çalışan annenin yaptığı gibi sadece gündüz onu bırakıyorum..

Biraz uzun yazdım özür dilerim ama önce bizi tanıyın istedim..

İşte bu da bizim hikayemiz…

Engelsiz Anne Gülden

Facebook’ta Engelsiz Anne: facebook.com/pages/Engelsiz-anne/607180389386371?hc_location=timeline

 

Cevapla