Duyurular

Duyusal Algı Çalışmalarının Önemi ve 0-2 yaş bebekler için kreşler

15.969 kişi okudu.

Deniz Amiral duyusal algı çalışmalaının öneminden ve sadece 0-2 yaş bebekleri kabul eden İzmir’deki kreşinden bahsediyor. Biliyorsunuz uzmanlar 3 yaşından önce bebeklerin evde bakılmasını öneriyor ama çalışan anneler için bu her zaman mümkün değil. Durum böyle olduğunda duyusal algı çalışmalarına önem veren kreşleri seçmek çok önemli.

Deniz Hanım anlatıyor:

Çevremizden alacağımız tüm mesajları algı sistemleri dediğimiz duyu organlarımızla alırız. Bunlar, hepimizin bildiği gibi görme, işitme, dokunma, tatma ve koku alma duyularımızdır. İletişimde, öğrenmede ve pek çok insani ilişkide algı sistemlerimizin etkinliği önemlidir; özellikle görsellik, işitsellik ve dokunsallık.

 

Çocuk gelişiminde ailelerin ve eğitimcilerin özen göstermesi gereken 2 süreç vardır
0-2 yaş kurulum süreci
2-6 yaş bilgi toplama süreci
7-14 yas gelişim süreci

Bu süreçlerin temelınde;
Çevre farkındalığı oluşturmak
Sosyal iltişim becerilerini yükseltmek
Grup içerisinde olumlu davranışlar kazandırma
Nörolojik olarak duyusal sistemler üzerinde sensory motor çalışmalarla tamamlamak.

 


0-2 YAŞ SÜRECİNDE NE YAPMALIYIZ?
Dış dünya alıcılarımızla ilgili tüm sistemler özellikle 0-2 yaş sürecinde kurulur. Bu dönem, “kurulum dönemi” olduğundan anne babalarımıza ve eğitimcilere büyük görevler düşer. Çocuklarımızın bol bol görsel, işitsel ve dokunsal uyarana muhatap edilmesi, yapılabilecek en önemli şeydir.Uyaran eksikliklerinde sağlık problemlerı,konuşmada güçlük ve sosyal iletişim bozuklukları meydana gelmektedir.
Demek ki; alıcılarımızın uyaranlarla beslenmesi varlık ihtiyacımızdır.

7-14 YAŞ SÜRECİNDE NE YAPMALIYIZ?
Algı sistemlerinin tümü hepimizde vardır. Gözü olanın görsel algısı, kulağı olanın işitsel algısı olması vs. kaçınılmazdır tabii ki. Bize düşen, bu alıcılarımızı stratejik uyaranlarla besleyip geliştirmek ve hepsini birlikte etkin bir konuma getirmeye çalışmaktır.
Bu çaba, çocuklarımızın algılama ve kavrayış kapasitelerini yükseltecek ve üretken zekâlarını da olumlu tetikleyecektir.

Gelişim sürecinde görsel uyaranla daha çok muhatap olan bir çocuğun görselliği aktive olur. İşitsel uyaranla beslenenin işitselliği öne çıkar, dokunsallığı yoğun yaşayan ise dokunsallığa yönlendirilmiş olur. Diğerleri ise körelmeye yönelir. Bizim istediğimiz ise tümünü birden alarma geçirebilmek, çocuklarımızın alıcılarının hepsinin birden etkin bir şekilde açılmasına gayret etmek.

 

Çocukta Güven Gereksinimi

Çocuğun sağlıklı bir ruhsal gelişim geçirebilmesi için salt bir güven duygusu içinde bulunması temel koşuldur.
Güvensizlik tüm korkuların beşiğidir. Korku ise, sağlıklı bir kişilik gelişimine en büyük engeldir.
Eğitimin, çevrenin ve çocuğun yaratılışının mantıklı bir biçimde birbirine uyması, güven duygusunu oluşturur.
Eğitimde sağlanacak düzen ve uyum, çocuğa ruhi bir rahatlık kazandırır, endişeyle gölgelenmeyen parlak bir gelişme, tedirginlikle amacından sapmayan olumlu bir ilerleme sağlar

 

Öncelikle bu bilgileri paylaşma isteğim  bilgilendirilmeyen ailelerin 0-2 yaş grubunu yasal olmadığı halde ruhsatsız kurumlara emanet etmelerinden ve  evde bakıcı mantığıyla TV’ye ve bilinçsiz davranışlara maruz kalan çocukların olduğunu bilmemden duyduğum rahatsızlık. 0-2 yaş özel bir gruptur.  Ana hedef ihtiyaçların zamanında karşılanmasıdır. Bu tarz kurumların hızla ve güvenli bir şekilde artması gerektiğini düşünen hassas bir anne olarak uzun ve yorucu bir yola çıkmış bulunuyorum.

 İzmir’de 3. olarak açılan kreşimiz de sadece 0-2 yaşa özel tasarlanmış bir kurum. Aileler ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı olan kreşimizde 2 ana 3 ara öğünden oluşan ve çocukların günlük beslenme ihtiyaçlarına göre hazırlanmış bir beslenme programı uygulanmaktadır.

Boy ve kilo ölçümleri her ay düzenli olarak sağlık personelimiz tarafından takip edilmektedir.

70×130 özel imal edilmiş yataklarımızda sağlığa zararsız ağır metal içermeyen ve kokusuz boyalar kullanılmıştır.

Çocuğun zihinsel gelişiminde alıcı uyaranların önemini bilen bir eğitim kadrosuyla beceri gelişimi desteklenmektedir.

Anne olarak en büyük kaygımız çocuğumuzun sosyalleşirken hastalık kapma ihtimalidir. Buna karşıda %100 güvence altındayız.

Küçük çocuklar büyük özen isterler.Sorumlulugumuzun farkındayiz;) Enfeksiyon,bakteri ve mikroplara karsi dezenfekte işleminden sonra koruyucu bariyerimiz de uygulandı. Kışa hazırız.Her ay düzenli olarak uygulanacak bu işlemle çocuklarımızın temas ettikleri tum yuzeyler düzenli olarak arındırılmış olacak. Hastalığın çocuktan çocuğa geçme devri artik kapandi. Hijyen sertifikasına sahip ilk ve tek kreşiz..

 

Deniz Amiral

Çocuk Gelişimi Öğretmeni

Gaziemir Bebek Akademisi

facebook.com/pages/Gaziemir-Bebek-Akademisi/487946087962897?fref=ts

2 yorum

  1. Oncelikle tebrik ederim sizi. Bu prensiplerle calisan bildiginiz ya da tavsiye edebileceginiz bir kres var mi Istanbul’da da?

    • Evet ben de istanbul da da bu tarz bir kreş arayışı içindeyim. Mümkünse Yeşilköy taraflarında. Ikızlerimi kreşe vermeyi düşünüyordum onlar 13 aylıkken işe başlayınca ancak doktorumuz Alerjik bünyeli olduklarından hastalık açısından çok sıkıntı yaşayabileceğimizi soyluyor.

Cevapla