Duyurular

Hassas Anne Söyleşileri: Nur Eda Kasap İştahsız Çocuklara Nasıl Yemek Yedirelim?

4.272 kişi okudu.

İzmir Hassas Anne Buluşması’nda Nur Eda ile Ben

 

Hassas Anne: Merhaba Nur Eda. Kitabın yeniden hayırlı olsun. Tüm annelere tavsiye ediyorum. 

“Çocuk Eğitiminde Oyun Dili” gerçekten çok keyifli bir kitap. Oyun konusu benim için de çok önemli.

Nur Eda: Teşekkür ederim.

 Nur Eda Kasap’ın kitabını anlattığı yazısı burada 

Hassas Anne: Gerçi bugün kitabınla ilgili değil de annelerin en büyük derdi yemek alışkanlığı ile ilgili konuşmak istiyorum. Sen de bir annesin. Bu konudaki düşüncelern ve yöntemlerin benimkilere çok benziyor. 

Nur Eda: Elbette bende bu konunun sunumunu yaparken keyif alıyorum.

 

Hassas Anne: Evet sunum yaptığın bir konu. Diğer konuları da sohbetimize başlamadan öğrenebilir miyim?

Nur Eda: Çocuklarda Özgüven Gelişimi, Çocuk ve Duygusal Şiddet, Anne-Baba-Çocuk İletişimi, Çocuklarda Yemek Alışkanlığı, Oyunlarla Hayat Dersleri, Dil Kalıpları, NLP Temsil Sistemleri, Büyük Mucize Beyin, A’dan Z’ye Temel Değerler

Bu sunumlarımı özel anaokulları ile Ege Ünv. Tıp Fak. Çocuk Hst. de sundum/ sunuyorum.

 

Hassas Anne: Biz yemek alışkanlığına dönelim. İştahlı çocuk ve iştahsız çocuk kavramları var. Bunu nasıl açıklıyorsun?

Nur Eda: Öncelikle iştah tanımını yapmayı arzu ediyorum. İştah, yemeğin zevkle, neşeyle arzuyla yenmesidir.

Tabağındaki yemeği bitirmeyen bir çocukta öncelikle fiziksel bir rahatsızlığın olup olmadığına dikkat edilmelidir. Kansızlık, bağırsak paraziti, yüksek ateş, kulak-burun rahatsızlığı gibi…Bunlardan kaynaklanmayan bir durum ise, çocukların iç dünyalarında yaşadıkları olaylar, onları iştahlı veya iştahsız yapıyor. Ki benim ilgilendiğim ve üzerinde durduğum durum da bu konu.

 

Hassas Anne: Yani diyorsun ki, çocuk iç dünyasında mutlu değilse bu yemek düzenini etkiliyor.

Nur Eda: Aynen öyle. Çocuğun iç dünyasında yaşadığı, üzüntü, kıskançlık, kaygı, nefret onun yemek yemesine engel olabiliyor. Yemek yemesi için zorlamak çocukta kronik yeme problemi olmasına neden olmakta. Bir çocuk kendisine yetecek kadar miktarı alıyor. Bu miktarı iç güdüsel olarak da biliyor zaten. İşte biz annelerin bu noktada sıkıntısı başlıyor. Ege Ünv.Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesinde hasta yatan çocuklara sunumlar yaparken, orada görüştüm tüm Doktorlar yeme problemleri çocuk değil, anne kaynaklı diye belirtti. Çünkü çocuk kendine yetecek kadar yiyebiliyor. Kii ben bunu kendi oğlumda da gördüm. Hiç ısrar etmedim. Ne yediyse “tamam canım demek doydun” deyip sofradan kaldırdım. Asla elimde tabak arkasından gitmedim. Çok şükür yemekle ilgili ciddi sıkıntılar olmadı.

 

Hassas Anne : Yani zorla yedirilen yemeğin bir faydası yok. Anneler elinde tabak kaşık zorla bir şeyler yedirmeye uğraşıyor. İç güdüsel olarak aç kalmalarını arzu etmiyorlar.

Nur Eda : Elbette annelere bir noktaya kadar hak veriyorum. Ancak ellerinde tabak çocuğun arkasından koşturup, ağzına zorla yemek vermek sorunu çözmüyor. Aksine çocuk için yemek vakti bir azap oluyor. Her çocuğun yemek kapasitesi farklı. Yemek konusunda yapılan zorlamalar, çocuğun yeme istediği de ortadan kaldırıyor. Eleştirilerde bulunmak da yemek zevkini ortadan kaldırıyor. Ne demiştik, iştah keyifle, neşeyle ve arzuyla oluşuyor. Bu tarz olumsuz eleştiriler ve zorlamalar çocuğun çok az olan bu isteğini de ortadan kaldırmış oluyor.

 

Hassas Anne: Senin oyun konusuna verdiğini önemi biliyorum. Yemekte oyun ile yedirilmeli mi?

Nur Eda: Elbette bir çocuğun gelişimi için oyun çok önemli. Ancak yemek konusunda oyun en fazla 2 yaşına kadar uygulanmalı. Yani benim görüşüm böyle. 2 yaşına kadar oyun ile yemek yedirilebilir, sonrasında ise yemek ve sofra alışkanlığı için oyun bence uygun değil. Çünkü belli kuralları uygulayabilmemiz için bu alışkanlığı küçük yaşlarından itibaren çocuğa vermemiz gerekiyor.

Ailece birlikte yemek yemek, birlikte sofraya oturmak çocuk için önemli bir rol model. Yemeğini yememiş olsa bile ailece sofrada oturmak çocuğun gelişimi açısından önemli.

 

 

Hassas Anne: Zorlamamak o halde uygun olanı. Anneler bu konu da pek rahat olmayacaktır.

Nur Eda: Anneler rahat olmayacak. Ancak annelerin yapamadığını açlık yapacaktır. Sürekli olarak zorlamaktansa aç kalsınlar. Belli bir süre sonra zaten mecburen yemek yiyecektir. Sofrada yemeğini bitirmeyen çocuğa daha sonra verilen abur cuburlar onun iştahını keser. Onun yerine biraz kararlı olarak, “aç isen, yemek zamanını bekle” demek işi biraz olsun kolaylaştıracaktır. Ayrıca yemediği bir sebze için ille ısrarcı olmak çocuk ile iletişimi de zorlaştırır. Onu yerine değişik alternatifler sunmak, tabakta bulunan sebzeyi beğendiği diğer gıdalar ile süslemek, göz zevki açısından da bence önemli.

 

Hassas Anne: Bol çeşit sunmak gelişimi açısından da çok önemli.

Nur Eda: Elbette. Bildiğimiz üzere 5 temel besin grubumuz var. Ve çocuklara bu besin gruplarının hepsinde oluşan bir menü sunmak çok önemli. Her bir besin grubu gelişim açısından farklı farklı özelliklere sahip. Yemediği bir gıda üzerine ısrar etmek yerine farklı alternatifler ile eksiği gidermeye çalışmak bence daha uygun. Zaten belli bir yaştan sonra damak zevki de geliştikçe yavaş yavaş o gıdaları da almaya başlayacaktır diye düşünüyorum.  

 

Hassas Anne: Toparlayacak olursak, yemek konusunda ısrarcı olmamak, çocuğu zorlamamak daha doğru diyorsun.

Nur Eda: Evet. Yemek vakitlerini azap haline getirmemek uygun olanı. Bu çocukla olan iletişim açısından da bence çok önemli. Çünkü yemek yemeyen bir çocuğa ister istemez ses tonu yükselecek, farklı ve aşındırıcı ifadeler kullanılabilecektir. Bu bence yemek sorunundan da önemli. Ayrıca doyduğunu çocuk hissedecek, doyan bir çocuğa “daha doymadın” demek, sen doyduğunu bile bilmeyecek kadar vasıfsızsın demenin başka bir şekli. Yani ben böyle olduğunu düşünüyorum.

 

Hassas Anne : Konu uzun ve gerçekten bizler gibi “hassas” vakit ayırdığın için teşekkür ediyorum.

Nur Eda : Ben de çok teşekkür ediyorum Hassas Anne. Ellerinize ve emeğinize sağlık, annelerle böyle güzel konuları paylaşıyorsunuz.

 

Nur Eda Kasap Süslü

“Çocuk Eğitiminde Oyun Dili”  

Yorum yok

  1. Slm ece hanim ne olur bana yardim edin 23 aylik oglum krese basladi basladigin 2 haftasi arkadaslarinin sebebsiz yere isiriyo ve arkasindan yitiyo bu bize kres muduruyle sorun olmaya basladi gun gectikce ilerliyo boyle devam ederse saglik ocagina basvuru yapip hemsireden yardim alinacak nasil davranilmali diye.

Cevapla