Duyurular

Doğum hikayeleri: Hassas Anne Nurgül Endometriozis (çikolata kisti), Doğum Sonrası Komplikasyonlar ve bir Sürpriz…

10.444 kişi okudu.

Ben Fransa’da yaşıyorum, İzmir doğumluyum ve 28 yaşındayım.

 Eşimle henüz 17 yaşındayken tanıştım, ve hemen aşık olduk! Hiçbir günümüz birbirimizden ayrı geçmedi, ve yıllarla birbirimize olan sevgimiz, saygımız hep arttı. 22 yaşındayken evlendik, ve hemen çocuk istemediğim için doğum kontrol hapı kullandım. Bir buçuk sene sonra, aile kurmaya karar verdik ve hapı bıraktım. Sorunlar o zaman ortaya çıktı: Her adet zamanında, inanılmaz acılar çekiyordum, migrenler, kusmalar. Bu arada karnım gittikçe şişiyordu, 4 aylık hamile gibiydim. Ve hamile kalamıyordum.

Doktorlara gittim, radyolar çektirdim, kimse bir şey bulamıyordu. Bu acı durum 2.5 yıl sürdü.

Ve bir gün şu anki doktorumu buldum, ve bir incelemeden sonra beni iki gün sonra ameliyat etmeye karar verdi: Endometriozis varmış (çikolata kisti) yumurtalıklarım portakal kadar olmuş, rahimden büyükmüş. Karnımdan tam iki kilo pislik temizlendi. Az daha yumurtalıklarımı almak zorunda kalacaklardı. Çok şükür öyle olmadı.

Endometriozis, bayanların yüzde  onunda görülen bir hastalık. Kısırlığın genellikle büyük bir nedeni. Evlenmeden önce kadın doktoruna görünmediğimiz için, çoğu zaman bu hastalık kısırlık nedeni arandığı zaman tespit ediliyor.

Ondan sonra tedavi icin 6 ay suni menapoza girdim ( adet görüldüğü müddet, hastalık geri gelebiliyor, ve herşey baştan başlanması gerekebiliyor…) 17 kilo aldım, moralim, kadınlığım berbattı. Düğünlere, mevlütlere, doğumlara gitmez oldum” Hamile misin? “Çocuğun yok mu daha?  Kucağım boş, içim yaralıydı. Hamile bayan görünce sinirden ağlıyordum.

“Neden ben? Benim kucağım neden boş? “

Eşim ve annem bana çok destek oldular. Psikolojim iyice bozulmuştu, ve ayakta durabilmek için, kendimi işime verdim: Sabahtan gece yarılarına kadar çalışıyordum…

Altı ay sonra, tedavim bitti, yeniden adet görecektim ve de yılbaşına denk geliyordu. Dokturum bana: Yıl sonunda, bebeğinizi kucağınıza alacaksınız, size söz veriyorum” dedi ve bir kaç gün sonra, MELEK kızıma, normal bir şekilde hamile kaldım.

 

 #MELEK #

İnanılmazdı! Tüp bebek yapmadan, tekrar hastalık gelmeden hamile kalmam bir mucizeydi!

Çok şükür hamileliğim iyi geçti. Tek sorun, bebek ters dönmüyordu, ve haftalar geçtikçe nefes almam, yemek yemem zorlaşıyordu. 8. ayda, sancılarım başladı, ve de sancı sürecinde bebeğimin kalbi yavaşlıyordu: Doktorum sezaryan ile kızımı doğurmama karar vermişti. Daha küçük olduğu için, gün bekliyorduk, cuma günü sezaryan olacaktım. Ve Perşembe günü sularım geldi! İçimde normal doğum yapma ümidim vardı, eşimle çok mutluyduk, hastaneye gülerek gittik. Saatlerce sancı çekmeme rağmen, bebek hiç inmedi ve bende açılma olmadı. Kızımın kalbinin yavaşlaması ile, sezaryan için ameliyathaneye alındım.

Sinirden, korkudan ve anestezi nedeniyle çok titriyordum, durmaksızın dua ediyordum.Ve doktorum bana:”Göbek bağını kesiyorum “dediğinde, yavrumun ilk çığlığını duyduğumda kendime geldim.

 

“Hoşgeldin Melek”  

İsmini Candan Erçetin’in şarkısına dayanarak seçtik, ve daha güzel bir isim olamazdı…

Minnacıcık, kızıl saçlıydı bebişim!  Eşim ve ben esmeriz! Odamıza çıktığımızda eşim bana anneannesin aynı kızıl olduğunu söyledi…

Eve döndüğümüzde hiç iyi değildim, ciğerim ağrıyor, yüruyemiyordum, bebeğime bakamıyordum…

Annemi çağırdım, ve eşimle acil hastaneye gittik ve iki gün açlık, radyo ve skanerlerden sonra ameliyat oldum: Kızım aylarca kafasını ciğerimin üstüne bastırmış, doğumdan sonra ciğerim eski yerine gelememiş, iltihap toplamıştı…

 

 

#Aylin#

Aylar geçiyordu, kızımızı büyütüyorduk, ben işe, o kreşe başlayacaktı. Doktorum ile vücudumu bir kaç ay normal haline bırakmaya karar verdik, doğum kontrol hapı kullanmam ağır olacaktı: Adetten kesilmem gerekiyordu.

Eşimle dikkat ediyorduk, yeni bir bebek için daha erkendi…Ve AYLIN kızıma hamile kaldım!

İnanamıyordum, birincide yaklaşık 3 sene bekledik, ameliyat, tedavi derken, bu hamileliğin bu kadar kolay olması bizi çok sevindirdi, ama korkuyordum:

Kızım henuz 10 aylıktı, dikişlerim çok tazeydi, araları çok. Herkes mecburi sezaryen derken, ben mutlaka normal doğum istiyordum.

Özel bir ebe ile doğum günü icin nefes, pozisyon dersleri aldım, kemik doktoruna kalçamı açtırdım,hep aktif kaldım. Kızıma yürümeyi, yemek yemeyi, konuşmayı öğrettim… Son güne kadar” büyük” kızımla ilgilendim, kucağımda taşıdım, beraber çok gezdik.

Hamileliğim çok şükür iyi geçti.

Ve o gün geldi: sancılarım sıklaştığında hastaneye geldik, ve dikişlerimin açılmaması icin derslerde tüm gördüklerimi uyguladım (nefesle sancı kontrolü, rahmi rahatlatma, sıcak duş)

Bebeğim güzelce iniyor, vücudum hazırlanıyordu. Eşim hep yanımdaydı, sağ kolum benim.

Sancılar inanılmaz güçlüydü, şiddetlilerdi,ve rahmin hassasiyeti beni acıdan yıkıyordu…

Epidural iğnesiden sonra rahatladım…O kadar rahattım ki, eşimi yemek yemeğe yolladım, ve sonra doğum masasında uyuya kaldım! Ve iki saat sonra, ebem bana “kızınız doğuma hazır” dedi, inanamadım. Sancıları hissediyordum ama eski şiddeti yoktu. Bir kaç dakika sonra kızım kucağımdaydı, sımsıcak, yumuşacık… Aylin’im…

 

 

Melek evlatsız günlerimi unutturdu, Aylin ise ameliyatların, zorlukların  acısını.

Şu an evimizde şenlik var, her yerde oyuncaklar, pembe çoraplar var, ve biz de o kadar mutluyuz ki. Eşim üç bayan içinde biraz kayboluyor ama ondan mutlusu yok: Kızlar şimdiden babalarına çok düşkün.

Hiçbir zaman Allah’a, tıbba, eşinize ve kendinize olan güveninizi kaybetmeyin…

Normal doğumdan güzeli, rahatı ve temizi yok.

 

Yavrunuzu kucağınıza aldığınızda herşeyi unutacak, mutluluktan uçacaksınız…

Hassas Anne Nurgül

Bir yorum

  1. Cok zor gunlerin arkasi muthis olmus bende ilk dogumumu sezaryan oldum ikinci cocugum olursa insallah normal yapmak istiyorum ama olmaz diyorlar siz nasil arasi bu kadar az olmusken dogum yapmissiniz tek kelime ile muzice rabbim insallah banada gosterir

Cevapla