Duyurular

Doğum hikayeleri: Hassas Anne Ebru 7,5 aylık doğan oğlu Aras'ı anlatıyor

14.382 kişi okudu.

20 Kasım 2007 idi. Akşam evde çığlık çığlığa seviniyorduk eşimle, aramadığımız kimse kalmamıştı ailemizden, hamileydim…
O günden sonra artık üç kişi olmuştuk bile. Sabah sohbeti, öğlen akşam derken elim karnımda bütün gün anlatırdım duygularımı bebeğime. İlk kontrol, ilk kalp atışı, hayatımızda yaşadığımız en büyük heyecanlardan biriydi. Üç aya kadar her şey yolunda gitmişti. 4,5 aylıkken bir gün birden kasılmalar olmaya başladı karnımda ve ağrılar vardı hafif hafif. Çok korkmuştum, bebeğime ne oluyor? Bu ağrılar ne demek? Kafamdan bin soru bir anda geçmişti ki, soluğu hastahanede aldık. Doktor yorulmuşsun, fazla kendini yorma deyip,  kasılmaları önleyici ilaç verdi. Tabii kontrollerim dolayısıyla daha sıklaşmıştı.
Beş buçuk aylık olduğunda artık 3-5 adım yürüdüğümde kasılmalar başlıyordu. İş    ciddiye binmişti ve sürekli doktor kontrolündeydim. Hiç bir şekilde iş     yapmayacak, sürekli yatacaktım. Aksi takdirde erken doğum riski olabilir dedi    doktorum. Sanki yıkıldım o an… Nasıl olur, neden, ya erken doğarsa, ya ona bir    sey olursa, ya onu göremezsem ve daha neler neler… İki ay boyunca hem kendimi   hem de bebeğimi teselli etmeye çalıştım. Yok sen sağlıklı ,sıhhatli, tosun gibi bir   bebek olacaksın, biz seni çok seviyoruz , hep çok sevecegiz diye konuşurdum her    gün. En kötüsü de yanımda ailemden kimse yoktu. Bir eşim bir ben bir de    karnımdaki bebeğim… Çok zor günlerdi ta ki o sabaha kadar…
Saat 5’te aniden suyum gelmişti, anlayamadım çok şaşırdım Aras 29 haftalıktı… Bu ne demekti, nasıl olurdu, ne olacaktı şimdi? Eşimle beraber apar topar hastahaneye gittik. İçim yanıyordu, daha çok küçüktü… Doktorum hemen evinden çıkıp gelmişti… Erken doğum olabilir endişesi ile bana iki kalçamdan iğne yapıldı. Bu iğneler bebeğin ciğerlerini korumak, nefes ile ilgili oluşabilecek problemleri önlemek içindi. Beni hemen hastahaneye yatırdılar ve kasılmaları engellemek için tedavi görmeye başladım. Evet suyumu kaybettim ama hala doğum yapmamıştım. İki hafta yani Aras 31 haftalık olana kadar kasılmaları durdurmayı başardılar. O iki hafta hastahanede, tek bir odada yaşadıklarımı anlatsam sayfalar yetmez herhalde…
Sağolsun eşim geceye kadar yanımda duruyordu. Giderken ona el sallayıp ağlıyordum arkasından tıpkı bir çocuk gibi.  28 Mayıs 2008 Sabah 6’da hafif hafif ağrılarım başladı. Artık ilaç vermiyorlardı kasılmaları durdurmak için, çünkü enfeksiyon riski vardı. Ağrılar gittikçe şiddetleniyordu. Doğum odası, sancılar derken saat 12:06’da yavrumu göğsüme  koyup 2 saniye sonra götürdüler yanımdan. Hemen kuvöze koyup yanıma getirdiler. Anlatılması çok güç, dokunamıyordum, sarılamıyordum, iyi miydi? O artık aramızdaydı, bütün duygularım birbirine karışmıştı. Ama bildiğim bir şey var ki dünyanın en güzel duygusuydu…
Aras doğduğunda 1kilo 650 gramdı, 3 hafta küvözde kaldı, ciğerlerinde hiç bir sorun yoktu ve kendi kendine nefes alabiliyordu. Buna çok sevinmiştik. Her gün sabahtan akşama kadar yanındaydım, akşam da eşimle geceye kadar. Öyle dışardan bakmaya bile razıydım, bir süre sonra kısa sürelerle göğsümüze alıyorduk dönüşümlü eşimle beraber, kokumuzu alsın diye. Sütümü makine ile çekip, veriyordum. Doktorlar da burnundan bir hortum ile besliyordu. Nihayet 3 hafta sonra kuvözden çıkarıp normal odaya aldılar. Bütün gün boynuma bir fular takıp, sonra onu getirip Aras’ın yatağına koyuyorduk ki gece kokumdan ayrı kalmasın diye… Bu süre içinde makinalara bağlı kaldı hep, kalp ritimlerinin kontrol edilebilmesi için. Günlük banyosunu ve bakımını ben yapıyordum artık. Yavaş yavaş emzirmeye başladım, doktorlar “2 kiloyu geçsin çıkarabilirsiniz” dediler. O gün geldi çattı ve biz 3 kişi olmayı hayal ettiğimiz evimize geldik.
  
  
Hala o evde 3 kişiyiz. Aras 5.5 yaşında ve anaokulu son sınıfta Aras’ın herhangi bir sağlık problemi, geç yürüme, geç konuşma gibi bir şey olmadı. Boyu, kilosu gayet güzel, hatta sınıfında arkadaşlarından biraz daha boylu poslu, bir de o da annesi gibi hassas bir çocuk. Rabbim tüm yavrulara sağlıklı sıhhatlı, hayırlı ömürler versin ve acılarını göstermesin inşallah…
Tüm Hassas Anneleri Strasbourg’dan sevgiyle selamlıyorum…
Ebru

2 yorum

  1. Canim arkadasim benim 🙂

  2. ahh ne iyi anlayabiliyorum sizi..ben de 35haftalıkken yasadım aynı sıkıntıları..kızım suan da 10 aylık.her anım ona ait ve cok mutluyum bundan da..saglıklı olması ne güzel darısı bizimkilere..

Cevapla