Duyurular

Atıştırma Salgını – nasıl engelleyeceğiz?

1.873 kişi okudu.

#blogfirtinasi devam ediyor. Ayın 2. yazısında bir kitaptan bir cümle yazıyoruz ve yazıyı ona göre tamamlıyoruz. Ben kitap yerine bir dergiyi açtım ve bu başlığı okudum “Atıştırma salgını”

Günümüzde açıkçası çocukların ağzı hiç durmuyor, devamlı birşey yemek istiyorlar. Buna kızan anneler olabilir çünkü bazı çocuklar da iştahsız ve hiç bir şey yemek istemiyorlar. Neyse ben bu yazımda devamlı birşeyler atıştırmak isteyen çocuklardan bahsedeceğim. Çocuğunuz devamlı ona zarar verebilecek paketli ürünleri, şekerleri, katkı maddeli atıştırmalıkları istiyor olabilir ama bu bunları yiyebilecek demek değil. Biz anneler ve babalar olarak onların sağlığından sorumluyuz. Elimizden geldiği kadar onları sağlıklı beslemek ve ona zarar verebilecek şeyleri ondan uzak tutmak bizim sorumluluklarımız arasında.

                                                           Atıştırma Salgınını nasıl Durduracağız?

  • Öncelikle kesinlikle paketlenmiş ürünleri, şekerleri, asitli içecekleri ve glikoz şuruplu, MSGli, katkı maddeli fabrika ürünlerini eve sokmayın
  • Çocuğunuz sizi bu ürünleri tüketirken görmesin. Bu gerçekten çok önemli. Onlar bizi rol model olarak görüyorlar ve taklit ediyorlar
  • Başkalarının evinize böyle ürünleri getirmesine izin vermeyin, gerekirse zararlarını anlatın. Ayıp olacak diyorsanız sonra yediririm, yerse yemek yemez filan deyin ve misafir gidince onları çöpe atın
  • Markete, AVMlere gittiğinizde çocuğunuzla dolaşırken birşeyler isterse bir muz veya salatalık alın yarım şişe iyi suyla yıkayın onu yesin. Böylece sağlıksız abur cuburları istemez.
  • Çocuğunuzla küçük yaştan itibaren katkı maddelerinin ve paketli ürünlerin zararlarını anlatın. Okumayı yazmayı öğrenince içindekiler bölümünü okuyup size yardım etmenizi isteyin ve glikoz şurubu, monosodyum glutamat görürse sizi uyarmasını rica edin. Onu bu sürece dahil etmek ona sorumluluk vermek inanın çok önemli.
  • Tabii ki çocuklar bunları yemedikleri için aç kalmayacaklar! Evinizde bol bol mevsim meyvesi ve sebzesi olsun. Ev yapımı kepekli pohaçalar, havuçlu cevizli kekler, arada 1-2 parça bitter çikolata, ev yapımı bebek bisküvileri, evde pişmiş ekmekler ve yemekler de kurtarıcınız olacak.
  • Durumunuz müsaitse meyveyi sebzeyi organik alın, hem daha faydalı hem de tadları çok daha güzel. Meyveleri sebzeleri yıkayıp mutfak masasının üstüne koyun kendileri alıp yemek daha çok hoşlarına gider.
  •  Bir yaşından itibaren değişik sebze ve meyvelerle onları tanıştırın. Özellikle maydanoz, nane, dereotu, semizotu, roka, yeşillikler bunlarla en geç 1 yaşından itibaren tanışmalılar. Bunları çiğ yemenin faydası çok daha fazla.
  • Ben çocuklara tamamen yasaklamıyorum bu ürünleri, arkadaşlarının doğumgünlerinde az miktarda yiyorlar. Ama bu çok nadiren oluyor. Bir de yaş bu konuda önemli. Uzmanlar özellikle 3 yaşına kadar böyle ürünleri yememelerini tavsiye ediyorlar. Prof. Hilal Mocan bu yaşa kadar bu ürünleri yemeyen çocukların ilerde bunlara bağımlı olma ihtimallerinin çok azaldığını söylüyor. Ayrıca ilk yaşlarda tüm organlar, kemikler ve sistemler geliştiği için dikkat etmek çok önemli
  • Göreceksiniz ağız tadı çok tatlı ve tuzlu tadlara alışmayan çocuklar sebze ve meyvelerini çok daha rahat ve severek yiyecekler. Bu yüksek kalorili atıştırmaları yemeyen çocukların karınları da acıkacak ve onlara yemek yedirmek eskisi kadar sorun olmayacak.
  • Evet bunların hepsini yapsanız da sağlıklı alternatifleri yemeyen çocuklar olabilir. Sorun değil yeter ki ona zarar verebilecek maddeler vücuduna girmesin. belli bir yaşa kadraGidip marketten kendi alamayacağına göre ona vermezseniz bu olmaz. Yiyeceklerini sağlıklı alternatifler arasından seçsin. Az seçenek yese bile yedikleri sağlıklı olsun yeter. Çocuğunuzu zayıf bulsanız bile doktorunuz kilosunda bir sorun görmüyorsa ve yedikleri sağlıklı şeylerse lütfen çocuğunuz iştahsız diye üzülmeyi bırakın. Çocuklarda obezite çağımızın en büyük sorunlarından biri. Çocuk doktorları artık zayıf çocuk seviyorlar tombul çocuk değil.

 

 

 

 

Cevapla