Duyurular

Konuk Yazar: Bir insan bir kelime: Prematüre El Bebek Gül Bebek Derneği Başkanı, üçüzlerinin Hassas Annesi Özgür Doğa Keleş yazdı

5.039 kişi okudu.

Bir insan bir kelimenin anlamını yaşayarak öğrenebilir mi? Üniversite eğitimi almama rağmen bir kelime var ki anlamını hamileliğime kadar dikkat etmemiştim.  Ve benim tüm hayatımı değiştirdi: Prematüre.  Üçüz gebe kalana kadar belki duyduğum öylesine bir sözcük.  Bebeklerimin kalp atışlarını altı haftalıkken ilk defa duyduğumda, sevincimi kursağımda bırakan bir kelime.  Prematüre nedir ki derken sadece erken doğurmak geliyor aklınıza. Aklınızdan belki dünyaya gelen her bebek bir şekilde büyüyor geçiyor.  Teknoloji de gelişti yaşatıyorlar bu bebekleri nasılsa diyorsunuz.  Hastanede en iyi şekilde bakıyorlar bu bebeklerin neye ihtiyaçları olacak ki geçiyor içinizden.  Prematüre bebek sahibi olmanın belki hayatınız boyunca sürebilecek bir serüven olduğunuzu biliyor muydunuz? Belki siz de başınıza gelene kadar bu kelimeyi öylesine duydunuz, duyacaksınız.

 

Türkiye’de genel olarak her 10 doğumdan biri gözlerini prematüre bebek olarak açıyor. Ülkemizde 2010 yılında gerçekleşen 1.298.300 doğumun %11.97’si prematüre doğdu (DSÖ, Erken Doğum Hakkında Küresel Eylem Raporu, 2012).  Zamanında doğan bebekler erken doğan bebeklerle kıyaslandığında öğrenme ve davranış bozuklukları, beyin felci, duygusal bozukluklar, bulaşıcı ve kronik solunum rahatsızlıkları ile daha fazla karşılaşıyor. Bugün ülkemizde gerekli test ve takipleri yapılamadığından körlüğe, sağırlığa mahkum edilmiş bebeklerimiz büyüyor.  Prematüre bebeklerimiz yoğun bakımda bakıldığı kadar taburculuk sonrasında da sıkı bir takiple uzman hekimlerce gelişimleri izlenmelidir.  Bu arada hasta olan bebeklerimizin aileleri, aile olma sevincini yaşayamadan, bebekleri hakkında hayat boyu onları etkileyebilecek kritik kararlar almak zorundadırlar.  Böyle bir stres altında sağlıklı bir anne-çocuk, baba-çocuk ilişkisi ne kadar kurulabilir? Hele bir de sıkıntınızın çaresi olabilecek bir tedavi maddi olarak sizi aşıyorsa? Ne kadar yeterli bir ebeveyn olarak hissedebilirsiniz kendinizi? Çocuğunuzu koruyamadığınız baskısı veya yeterli olmadığınız hissi içinde ne kadar bebeğinizle sağlıklı iletişim kurabilirsiniz? Aile hayatınızda karı koca ilişkiniz nasıl olur?

Öncelikle bilinmesi gereken en önemli şey erken doğumunun herkesin başına gelebileceğidir.  Sadece tüp bebek tedavisi veya çoğul gebeler erken doğurmuyor.  Bir tansiyon, bir diyabet belki bir obezite sorununuz var.  Belki hamileliğinizde erken su boşalması, bir kanama veya gebelik toksemisi yaşadınız.  Belki bebeğiniz göbek kordonu veya plasenta ile sorun yaşadığından doktor müdahalesi gerekti.  Ya da ansızın sizin hiç bilemeyeceğiniz bir nedenle erken doğumla tanışabilirsiniz.  O yüzden anne adaylarının sıkı bir gebelik takibinde olmaları erken doğum riski olan annelerimizin tespiti ve gerekli tedbirlerin alınmasında çok önemlidir.

 

Prematüre annesi olarak bir el kadar doğan bebeğinizin ilk müdahalesinde belki kendinizde değilsinizdir.  Kapıdaki eşiniz belki hiçbir aile desteği olmadan karar vermek zorundadır. Sizin kendinize geldiğiniz ilk an ilk sorunuz: “bebeğim yaşıyor mu?” olur. Kendinizi suçlu hissedebilirsiniz: kendimi çok mu yordum, çok mu çalıştım, çok mu üzüldüm, kariyerimi ön plana attım geç mi kaldım hamileliğe diye binbir soru geçebilir aklınızdan.

Biraz toparlandığınızda bebeğinizi görmek istersiniz. Ama beklemeniz istenir. Öyle her istediğin an bebeğini görmene izin vermezler. Beklersin bazen 12 saat bazen 72 saat, bazen başka şehre gitmen gereklidir bebeğini görmek için ama yeni ameliyat olmuşsundur beklemen istenir. Ne zordur Allah’ım o beklenen ana ulaşmak.

Yoğun bakımın kapısına geldiğinizde, başka terimler başka bir dünya vardır o kapının ardına adımını attığınızda iliklerinize kadar hissedersiniz. Neden mi? Bir sürü kuvöz, bir sürü çadır, bir sürü alet içlerinde bebekler… Şaşırırsınız. Bu sesler nereden geliyor dersiniz. Her bebeğe acaba benim bebeğim mi diye bakarsınız. Bu sizin bebeğiniz dediklerinde bebeğinizden çok onun bağlı olduğu aletleri görürsünüz. Burnundan salınan hortumlar, göbek kordonuna bağlanan serumlar, bekli nefes alması için bağlanan oksijen tüpleri, ayağına bağlanan kalp ölçer dikkatinizi çeker. Sonra fark edersiniz bebeğinizin tırnaklarının, kirpik ve kaşlarının olmadığını, belki de fark edemezsiniz ne kadar vücudunun tüylü olduğunu. O sırada sadece bebeğinizin başarıp başaramayacağını düşünürsünüz. O dergi kapaklarında ki bebekler aklınızdan uçar gider. Yeni bir imaj çizersiniz bebek kelimesine aklınızın içine. Belki de o yoğun bakımın kapısına kadar gider ama cesaret edemezsiniz o kapıdan geçmeye.  Ya bebeğime bir şey olursa dersiniz. Hiç görmeyim hiç bağlanmayım geçer içinizden.  O an bebeğiniz için elinizden gelen tek şey anne sütünüzü sağmaktır.  Ama erken doğum yaptığınız için anne sütünüz hemen gelmiyordur belki de üzüntünüzden sütünüz kesilecektir. Çevreniz daha gençsin, çocuğun yine olur yavrum deyince isyan edersiniz Allah’a bu neden benim başıma geldi diye. Nefret edersiniz tüm çevrenizden. Kimse anlamıyordur sizi.  Ne aileniz, ne arkadaşınız ne de işvereniniz.  Yalnızsınızdır: tüm dünya birleşmiş size ve bebeğinize karşı.

İşte bizim derneğimiz El Bebek Gül Bebek böyle bir serüveni geçiren yalnız anneler kendilerini yalnız hissetmesin diye erken doğan bebeklere ve ailelerine destek olmak için kuruldu.  Biz kim miyiz? Biz gönüllüleriz, biz anneyiz, biz hasta yakınıyız, biz sıkıntıları geçiren prematüre bebekleriz, biz bizim gibi hisseden herkesiz. Ben 33 haftalık doğum yapan prematüre üçüz bebek annesi olarak El Bebek Gül Bebek Dernek başkanlığını yürütmekteyim. Bunu yaparken ailemden, bazen çocuklarımdan zaman çalıyorum. Ama ben şanslı bir prematüre bebek annesiyim.  Benim bebeklerim bugün 8 yaşında zamanında doğan bebekler kadar sağlıklı. Bu benim başıma geldi. Çok üzüldüm. Kendimi yalnız hissettim. Kimse beni anlamıyor dedim. İşimi bıraktım. Depresyona girdim. Çocuklarıma evde nasıl bakacağım endişesi yaşadım. Bebeklerime bakmak için fazla steril ortamlar yarattım. Kocamı çocuk yetiştirirken dışladım. Yanlışlar yaptım. Ama doğru bir el bana uzandı ve bana destek oldu.  Bunun birçok kişinin başına gelebileceğini öğrendim.  Onlar yalnız hissetmesin diye buradayım.  Şanslıyım derneğimize zaman ayırabiliyorum.  Başkalarına yardım ettikçe ne büyük sıkıntılar atlattığımızı ve başardığımızı görüyorum.  Aynı çileyi yaşayan ailelere ilham vermek istiyorum. Biz başardık. Siz de başarabilirsiniz.  Yalnız değilsiniz demek istiyorum.

Biz dernek olarak neler mi yapıyoruz? En önemli amacımız erken doğum hakkında toplumumuzun bilinçlenmesini sağlamak.  Bunun için kurs, seminer, konferans, panel gibi eğitim çalışmalar düzenliyoruz.  Ulusal ve uluslararası düzeyde yeni doğan sağlığını sosyal ve politik ajanda gündemine getirmeye çalışıyoruz.  Derneğimiz bir European Foundation for the Care of Newborn Infants (EFCNI) ve Prematürk Koalisyonu üyesidir.  Erken doğma riski olan veya erken doğan bebekleri donanımlı merkezlere yönlendirmeye çalışıyoruz.   Erken doğum nedeniyle ömür boyu sorunlar yaşayan bebelere hastaneden çıktıktan sonra uzman kişi ve kuruluşlar tarafından uzun dönemde tıbbi ve manevi destek veriyoruz.  Olanaklarımızın el verdiği oranda erken doğan bebekleri olan maddi durumu yetersiz ailelere maddi ve malzeme yardımında bulunuyoruz.  “Gönüllü Anne Ağı” projemizle birebir ebeveynlerin deneyimlerini paylaştığı bir ağ ile ailelerimizi psikolojik olarak rahatlatmaya çalışıyoruz.

Prematüre bebeklerimize sahip çıkmak için siz annelerin bu konuya duyarlılığının artmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum.  Erken doğum yapmamış olsanız bile çevrenizdeki yakınlarınız bu konudan muzdarip olabilir. Sıkıntı yaşayabilir.  Bu konuda fikrinizin olması onları doğru yönlendirmeniz bile bizlere çok büyük katkı sağlayacaktır.  Tanıdığınız ihtiyacı olan ailelerin derneğimize başvurmalarını sağlayabilirsiniz.  İsterseniz derneğimize üye olup çalışabilir, gönüllü anne ağımıza katılıp diğer annelere destek verebilir, derneğimiz için yeni projeler sunabilirsiniz. Sizden bir EL, GÜL gibi yaşaması için bebeklerimiz adına istiyoruz.

17 Kasım Dünya Prematüre Günü’nü kutlarken, sizlerden dünya bilinçlendirme kampanyamız olan “ene mene mini” kampanyamıza desteklerinizi bekliyoruz. http://www.enemenemini.eu/ sayfasına girerseniz orada sağ köşeden Türkiye’yi seçip oy verirseniz bebeklerimize katkıda bulunmuş olacaksanız.

Bizlere ayrıca “Premature Bebek” facebook sayfamızdan da ulaşabilirsiniz       https://www.facebook.com/prematurebebek

İlginize şimdiden teşekkür ederim.

Sevgiyle kalın.

Özgür Doğa Keleş

EL BEBEK GÜL BEBEK DERNEĞİ

Dönem Başkanı

www.elbebekgulbebek.org

https://www.facebook.com/prematurebebek

Esentepe Mah. Müselles Sok. Santa İş Merkezi. No: 6 Kat: 6 Esentepe Şişli

Tel    : 90 0212 267 56 00

EL BEBEK GÜL BEBEK DERNEĞİ
AKBANK ULUS ŞB.
IBAN No: TR45 0004 6006 3688 8003 3333 33
Hesap No: 636 3333333

 

Cevapla