Duyurular

Çocukları Öpmeyin! Öpücük Hastalığını duydunuz mu?

8.650 kişi okudu.

Değişik bir hastalık olduğu için yazmak istedim. Bu hastalığı ilk defa duyuyorum. Sevinç’te ateş ve boğazda yoğun beyaz enfeksiyon görmüştü geçen sene doktor. İnşallah Beta Mikrobu’dur dedi ki Beta da güzel bir şey değil. Büyük ihtimalle “Öpücük Hastalığı” olabilir dedi. Testler yapıldı. Sonuçta yokmuş ama hastalığı öğrenmiş oldum. Zor geçen bir hastalıkmış ve öpüşmekle bulaştığı için adı buymuş. İşte çocukları öpmemek için bir neden daha! Lütfen özellikle tanımadığınız  ve hasta olabilecek insanların çocuklarınızı öpmesine izin vermeyin.

İşte çok sevdiğim Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta sitesinde şöyle anlatmış:

Belki bu hastalığın adını ilk defa duyuyor olabilirsiniz ama bu çok sık rastlanan ve dünyanın tüm ülkelerinde insanların yüzde 90-95′inin geçirdikleri bir enfeksiyondur. Hastalık insandan insana öpüşme ile bulaştığı için halk arasında daha çok Öpücük Hastalığı adı ile tanınır. Etkeni Herpes ailesinden Epstein-Barr virüsüdür.

Tıptaki adı enfeksiyöz mononükleoz olan hastalığa İngilizcede kısaca “mono” denir.

Belirtiler yaşa göre değişiyor

Öpücük hastalığı, ağız ve boğaz salgınlarında bulunan virüslerin öpüşme ile geçmesinden başka, kan ve bazı kan ürünlerinin nakli ile de bulaşabilmektedir. Bulaşma daha nadiren öksürük ve hapşırma ile tükürük bulaşmış bazı bardak, çatal, kaşık gibi şeylerle de olabilir.

Hastalığın kuluçka süresi erişkinlerde 30-50, çocuklarda ise 10-14 gün kadardır.

Öpücük hastalığı, özellikle çocuk ve gençlerde ortaya çıkar. Hastalığın ağırlığı ve belirtilerin şiddeti hastanın yaşına bağlıdır. Hasta ne kadar küçük ise, hastalığın belirti vermeden sessiz geçirilme ihtimali o kadar fazladır, yaş ilerledikçe daha ağır belirtiler görülmeye başlar.

Ateş, boğaz ağrısı ve lenf bezlerinde büyüme

Öpücük hastalığının en önemli belirtileri yüksek ateş, boğaz ağrısı ve lenf bezlerindeki büyümedir. Bunlara çoğu zaman halsizlik, yorgunluk, iştahsızlık ve gece terlemesi gibi belirtiler de eşlik eder.

Ateş, genellikle 38-39 derece arasında, 2 hafta kadar devam eder. En çok boyundaki lenf bezlerinde büyüme olur. Bunlar, mercimek-leblebi iriliğinde, üzerine basmakla ağrıyan bezelerdir.

Hastaların boğazları kızarmış, ödemli ve ağrılıdır, yemek yemede güçlük çekebilirler. Bazı hastalarda kulak ağrısı, bazılarında ise ense ağrıları olabilir.

Birçok hastada karaciğer ve özellikle de dalak büyümesi vardır. Gövde ile kol ve bacakların üst kısımlarında çeşitli döküntü ve kabarıklar, yüz ve dudaklarda ödem görülebilir.

Kansızlık, hepatit, sarılık, dalak yırtılması, ansefalit, menenjit gibi komplikasyonlar ortaya çıkabilir. Hastalığın halsizliği bazı kişilerde aylarca sürebilir.

Nasıl teşhis edilir?

Tipik belirtileri ve muayene bulguları olan hastalarda teşhis kolaydır. Kanda lökositler artmıştır ve bunların çoğu da bir çeşit özel lenfositlerdir. Kesin tanı için kanda virüse karşı oluşmuş olan antikorların ölçülmesi gerekir.

Tedavisi yok

Hastalığın özel bir ilacı yoktur ve hastaların çoğu 2-3 haftada kendiliğinden iyileşirler. Şikâyetlerin yoğun olduğu dönemlerde yatak istirahatı gerekir. Hastalara belirtileri gidermeye yönelik ilaçlar, mesela ateş düşürücü, ağrı kesiciler verilebilir. Özel durumlarda kortizon tedavisi de yapılabilir.

Bazı kişilerde çok uzun süre devam eden kronik yorgunluk sendromu gelişebilir. Ölümcül komplikasyonlar da görülebilir, ancak bunlar son derecede nadirdir. Hastalığı geçirenlerde ömür boyu devam eden bir bağışıklık oluşur.

Not: Lütfen doktorunuzu dinleyin. Benim tavsiyelerim sadece benim tecrübelerim ve kişisel araştırmalarımdır. Teşhis ve tedavi niteliği taşımaz ve doktorunuzun tavsiyesinin yerini tutmaz. Sevgiler

 

Bir yorum

  1. Bilgi icin tesekkur ederim..

Cevapla